|
Kozbeyli
ve Dibek Kahvesi
Geçtiğimiz
hafta sonu Foça keyfindeydim. Foça’yı ayrı bir yazıda anlatmak lazım
uzun uzun, keyifli bir yer. Foça’dan ayrılırken Sempatik Otel Güneş’in
sahibi arkadaşım Feridun Kozbeyli köyünden bahsetti. Bir uğra gör, ayrıca
dibek kahvesi içersin dedi. Eski Foça’dan ayrıldıktan sonra rotamı Yeni
Foça istikametine çevirdim. Hafif virajlarla güzel koyların iç içe geçtiği
yolda tek araba bendim. Güzel koyların sağında solunda tek tük zamana
direnmeye çalışan yöreye has mimarisi ile taş kule evler dikkatimi çekti.
Yeni yazlıkların boğarak arada sıkıştırdığı eski evleri ile Yeni Foça’yı
geçtikten 1-2 km sonra sağa bir yol ayrılıyor; Kozbeyli Köyü.
Kozbeyli,
Kuzubeyi isimli bir derebeyi tarafından korsan saldırılarından korunmak amacıyla
iki tarafı uçurum olan manzaraya hakim bir noktaya kurulmuş olan eski bir Türk
köyü. Köyün aşağısı denize kadar göz alabildiğine ova ve
arkası orman. Yaklaşık 500 yıllık güzel bir camisi ve ondan daha önce
yapılmış bir kulesi var. 700 yıllık bir geçmişi olan Kozbeyli'nin ana geçim
kaynağı, Ege köylerinin çoğunda olduğu gibi zeytincilik... Bu köyün
Kemal Anadol'un "Büyük Ayrılık" kitabına konu olması da özgün
bir tarihi dokusunun ve uzun yıllar boyunca Türk ve Rum halkının bir arada iç
içe yaşamasından kaynaklanıyor ve muhtemelen dibek kahveside bu birlikteliğin
günümüze taşınmış bir izi.
Güzel
taş evleri sık ve iç içe. O dönemlerde Rumlar adalardan özellikle
Midilli'den, Samos'tan, Limni'den çalışma amacıyla geliyor ve Rum nüfusu çoğalıyor
ve o dönem iki Müslüman bir Rum mahallesi olan köyün nüfusu civarda ki köyler
arasında dikkat çekici boyuta ulaşıyor.
Dibek
kahvesinin sadece Gökçeada’da Zeytinli köyünde yapıldığını bilenler
yanılıyor. Pek yakında turizm kulvarında dibek kahvesi için bu iki köy yarışacağa
benziyor. Yerli turistler kadar yabancı turistlerin de ilgisini çeken,
Kozbeyli, otantik yapısı, tarihi yapıları, dibek kahvesi ve misafirperverliği
ile adını gün geçtikçe daha fazla duyuracağa benziyor. Ah bir de köyün
üst tarafındaki Rum mahallesindeki taş evler restore edilse... Köy meydanı
ve civarı biraz daha düzenlenerek temiz hale getirilse...
Bir
türlü beceremediğimiz düzen temizlik işine özellikle köylerimizde ne
kadar çok ihtiyacımız var. Gözümün önüne Avrupa ‘da gezdiğim bazı köyler
geliyor, oradaki düzen intizam gercekten takdir edilecek boyutta. Bizim köylerimize
her girişte karşınıza çıkan viran görüntü, sağda solda atılmış çöpler,
yıkık bakımsız evler beni o kadar çok yoruyor ki anlatamam. Son dönemde köy
meydanlarının parke taş döşenerek düzenlenmesi modernlik işareti olarak görülse
de görüntü değişmiyor. Köye pazar günü uğrarsanız kurulan Köy Pazarı
köye renk katıyor ama toplum
olarak bir türlü beceremediğimiz tuvalet organizasyonu Kozbeyli köyünde de
bir facia ve gelen ziyaretcileri zor durumda bırakıyor.
Kahvehanelerin
yanısıra karadenizli bir amca gelip köye yerleşmiş ve Antik Koz isminde bir
hediyelik dükkanı açmış onun hemen altında da birşeyler atıştırabileceğiniz
küçük bir lokanta var. Kozbeyli köyü belki de zaman içinde doğası,
otantik yapısı ve tarihi yapıları ve dibek kahvesi ile diğer şirin ege köyleri;
Adatepe, Yeşilyurt, Şirince' ye rakip olabilir.
Köy,
İzmir ve Foça'da dibek kahvesi ile tanınıyor. Köyün merkezindeki iki
kahvehane den birinde bu kahvenin tadına bakabilirsiniz. Ben yukarıya doğru
tarihi cami yoluna yakın olan kahvehaneye gittim. Kahvehanenin önünde sakin
umarsız oturan bir kaç yaşlı amcayı selamladıktan sonra içeriye bir göz
attım. Sık rastlanmayan onlarca Cumhuriyet ve Atatürk fotoğrafı ile süslü
duvarlar beni fazlasıyla memnun etti. Daha önce bir çok yerde gördüğüm,
Adatepe köyüne yakın Adatepe Zeytinyağı müzesinin de sembolü olmuş meçhul
kız resminden bu kahvehanenin duvarlarında 2 tane gördüm. Ocağın başındaki
adama kim bu kız diye sorduğumda
kendince yorumunu yaparak “O kız bir zamanlar Türkiye güzeliymiş
“dedi. Dışarı çıkıp amcaların buyur ettiği masaya oturdum. Başladık
sohbete. Kahvemiz geldi. Kahvenin tadı ağzınıza öyle bir koyu geliyor ki
bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var, söyleminin bu tip kahveler için söylenmiş
olabileceğini düşünüyorsunuz.
Foça tarafına yolu düşenler Kozbeyli’de kahve molası verip dibek
kahvesini ve Ege’yi yudumlayabilir...
Fotoğraf
/ Yazı
Uğur
ÇELİKKOL
20
Haziran 2006
|